BlockBeats haberi, 9 Eylül'de Orta Doğu'daki gerginlik, Brent ham petrol fiyatlarını bir anda bölü başına 100 doların altına yaklaşırken, enerji arzı ve enflasyon endişelerini yeniden körükledi. Enerji fiyatlarının yüksek seviyede kalması, ulaşım, üretim ve rafine ürün fiyatları aracılığıyla temel enflasyona etki ederek, Federal Rezerv'in daha karmaşık bir politika ortamıyla karşı karşıya kalmasına neden olacak. Bu durum, bu hafta CPI ve PPI verilerinin önemini artırmıştır; piyasa, enflasyonun sadece düşüp düşmediğinden ziyade, enerji fiyatlarının yeni bir enflasyon yapışkanlığı oluşturup oluşturmadığını takip etmektedir.
Amerikan tahvilleri ise başka bir yapısal baskı altında. ABD bütçe açığı, 40 trilyon dolarlık borç ve AI şirketlerinin finansman ihtiyacı, uzun vadeli fon maliyetini sürekli olarak yükseltmekte ve bu nedenle hazine nin yakında açıklayacağı tahvil geri alma miktarı dikkat çekiyor. Ancak geri alım, belirli vade yapılarını iyileştirmeye yardımcı olabilir, ancak büyük bütçe açığı ve uzun vadeli finansman ihtiyacını değiştiremez; bu nedenle uzun vade faiz oranları üzerindeki etkisi sınırlıdır. Yani, geri alım piyasa likiditesini iyileştirebilir ama mali tedarik sorununu çözemaz.
Japonya, küresel sermaye dağılımı üzerindeki belirsizliği artırıyor. Yen müdahaleleri ve yurtdışı menkul kıymet portföyündeki düşüş, Japonya'nın kısmen ABD tahvillerini satıp satmadığı konusunda piyasa endişelerini tetikliyor; eğer yen sürekli değer kazanmaya devam ederse, yaklaşık 23,5 milyar dolarlık yen boş pozisyonları da kapatma baskısı ile karşı karşıya kalabilir. Eğer Japonya Merkez Bankası faizleri daha da artırıp sermaye geri akışını teşvik ederse, küresel tahvil dağılımı yeniden ayarlanabilir ve bu da ABD tahvillerinin uzun vadeli talebini daha da etkileyebilir.
Rusya-Ukrayna konusunda, ABD-Rusya diplomatik süreci hâlâ ilerlemekte ancak askeri faaliyetler durmamıştır; Ukrayna hava savunma kapasitesini sürekli olarak güçlendirmektedir, bu da coğrafi risklerin hâlâ çözülmediğini göstermektedir. Genel olarak, Orta Doğu enerji ve enflasyonu, Rusya-Ukrayna tedarik zinciri ve enerji güvenliğini, Japonya ise küresel sermaye dağılımını etkilemektedir; ABD ise faiz oranları ve borç yönetimi yoluyla finansal koşulları etkilemektedir. Bu nedenle, CPI, PPI ve ABD tahvili repozisyon hacimlerinin gerçekten izlenmesi gereken nokta, enflasyonun yatışması nedeniyle yüksek faiz ortamının gevşeyip gevşemeyeceği mi, yoksa enerji, maliye ve küresel sermaye arz-talebinin birlikte uzatıp uzatmayacağı mıdır.
