

Manzara, Şarap ve Pizza: Kula’nın Yanık Ülkesi’nde Bir Mola! Markasız, mekansız anlatıyorum. Kula’nın volkanik toprakları ve kadim bağları arasında kurulmuş bu özel atmosferde harika bir yemek deneyimi yaşadık. Tarihi ve doğayı tabağımıza taşıyan Yanık Ülke’de, güzel pizzasının yanında yudumladığımız yerel şaraplar “ağzını sulandırıyor” insanın. Volkanik toprağın şaraba kattığı o eşsiz aromayı hissederken, restoranın sunduğu lezzetlerin ve manzaranın tadını çıkardık. Yolunuz buraya düşerse bu lezzet ikilisini mutlaka denemelisiniz! Restoranda, hemen yanınızdaki taş fırından taze çıkan pizzası. Acı yağ da isteyin. Bu bölgenin volkanik arazisinde yetişen üzümlerden yapılan kırmızı şaraplar pizzayla “akıyor”. Ayrıca bağlara ve volkanik araziye karşı restoranın bahçesinden güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. #YanıkÜlke #Kula #ŞarapVePizza #VolkanikBağlar (Kendimi sildim yapay zekayla yoksa görsel AI değil 😄)

Geçen gün sektörde kıdemli bir dostum "Şu kitabı okudun mu? Fikirlerini çok merak ediyorum" diye sordu. Okumamıştım ama konuşmadan hemen sonra içimde dev bir okuma hevesi başladı. Neden bir anda bu kadar heveslendiğimi düşününce meğer arkasında harika bir psikolojik mekanizma varmış: Biri size ödev vermeyip zekanıza ve bakış açınıza değer verdiğinde, beyniniz bunu bir "saygınlık sinyali" olarak algılayıp dopamin salgılıyor. Bazen bizi motive eden şey kitabın konusu değil, o cümlenin hissettirdiği takdir edilme duygusu! Kriptoda da tam olarak bu yaşanıyor. Bizi bir projeye, DAO'ya veya topluluğa bağlayan şey çoğu zaman sadece grafikler veya APY oranları değil; fikrimizin ve varlığımızın o ekosistemde değer görmesi. Bazen bir projeye çekilme sebebimiz kodlar değil, hissettiğimiz o ait olma duygusu. Ama dikkat: Pozitif de olsa, işin içine duygu girdiğinde rasyonellik kaybolur. Bir toplulukta takdir edilmek harika bir his olsa da yatırımlarınızı duygularınızla değil, soğukkanlı analizlerinizle yönetmeyi unutmayın.

Kriptoda en büyük düşmanlarından biri: Change Blindness / Değişim Körlüğü Gözünün önünde coin’in TVL’si eriyor, roadmap sessizce değişiyor, ekip gidiyor… ama sen “hiçbir şey yok” diyorsun. Neden mi? Beynimiz büyük değişiklikleri bile fark etmiyor. Change Blindness / Değişim Körlüğü nedir? Görsel alanda (chart, haber, proje) büyük değişiklikleri, özellikle dikkat dağıldığında veya ekranı yenilediğinde fark edememe hali. Filmde kıyafet rengi değişiyor, kimse farketmiyor. Kriptoda da aynısı: Fiyat, likidite, token unlock’lar gözünün önünde değişiyor. Kripto trader’ların %90’ı bu tuzağa düşüyor: Birkaç coin aynı anda takip ederken Hype’a kapılıp detay atladığında “Eskiden böyleydi” diye eski hafızaya güvendiğinde Sonuç? Sessizce eriyen pozisyonlar ve “nasıl oldu ya” şoku. Change Blindness’i azaltmak için: Her kontrolde sıfırdan bakıyormuş gibi incele. Checklist şart. Screenshot alıp yan yana karşılaştır. Tek coin, tek ekran kuralı. Haftalık “flicker testi” yap (eski-yeni hızlı geçiş) “Bu konuda neyi kaçırıyor olabilirim?” diye sor kendine. Benim favorim: Portföyüme yabancı gibi bakıyorum. AI’ye de soruyorum, ikinci göz gibi. Hatta 2. veya 3. AI'ye sorup onları da karşılaştırıyorum. Kriptoda “gördüğünü sanmak” en pahalı illüzyon. Dikkatini sistematik hale getir, paran gözünün önünde erimesin.

Geçenlerde markete girdim. Gözümde güneş gözlüğü var çok ciddi bir ifade yüzümde. Yeşilliklerin olduğu raftayım maydanozu kaldırıyorum havaya yapraklarına bakıyorum sap kısmına bakıyorum alıyorum diğer maydanozu. Aynı süreç. Bir taraftan kişniş alıyorum elime bu yeşil bu sarı diyorum. Yine yüzümde aynı ciddiyet, kişnişi kokluyorum. Bir tane kadın yanaştı yanıma. Anlıyorsunuz galiba hangisi taze vs. Kadına döndüm kişnişi kaldırdım. Bu elimdeki dedim. - Maydonoz değil, değil mi? Anlamıyorum ki 😀😀 Kripto da öyle herkes inceliyor uzmanmış gibi. Ama kimse anlamıyor 😀

Çocukken, evin tavanında açıkta sarkan bir duy vardı. Duy ve floresan duyu arasına köprü kurmuşlar bu nedenle ikisinde de elektrik varmış. Uzadım mı ne kadar uzadım iddialaşıyoruz kuzenle. - Hadi lambaya dokun görelim. Gerildim koştum, zıpladım. İşaret parmağım girdi duya 😄 Kısa bir cızzzzt. Havada asılı kalacak halim yok, düştüm. Neyse sonra bunun nedenini araştırdım biraz daha büyüdüğümde. Bir sürü kitap okudum sonra tıbbi bir teşhise vardım edindiğim bilgilerle. Dümdüz “salakmışım”. Demem o ki kriptoda da saçma sapan iddialara girmeyin size “salak” demesinler. 😄 Sonra bir cızzzt bakmışsın çakılmış.

40'ya girmek, hayatın ilk yarısını arkada bırakıp ikinci yarısına adım atmanın, derin bir içsel yansıma gerektiren bir zamandır. “Ne olmak istiyorum?” sorusunu bir kenara bırakıp, “Aslında neyi değerli buluyorum?” sorusunu sormaya başlarsınız. Hayatın gürültüsünü filtreleyerek gerçekten önemli olanları önceliklendirirsiniz; en değerli olanlara odaklanmak, her şeye koşmakten çok daha anlamlı gelir. Elbette bu içsel yansıma sırasında aynaya bakıp kendinize “Vay canına, hâlâ 28 yaşındayım… Sadece tıraş olmam gerekiyor.” diyorsunuz. En güzel tarafı ise artık “Bir gün yaparım” demek yerine, “Bu ay hallederim” demeye başlamış olmanız… Çünkü artık zamanın değerini çok iyi biliyorsunuz. Kendime doğum gününüz kutlu olsun. 😀

40 yaş, hayatın ilk yarısını geride bırakıp ikinci yarısına adım atmanın getirdiği derin bir muhasebe dönemidir. Artık “Ne olmak istiyorum?” sorusunu bir kenara bırakıp, “Gerçekten neye değer veriyorum?” diye sormaya başlarsın. Hayatın gürültüsünden hedeflerini yalıtıp, gerçekten önemli olanları net bir şekilde düzenlersin; her şeyi kovalamak yerine en değerli olanlara odaklanmak çok daha anlamlı gelir. Tabii bu muhasebe sırasında aynaya bakıp “Vay be, hala 28 görünüyorum… bir traşa bakıyormuş” diye kendini kandırmayı da ihmal etmiyorsun. En güzel yanı ise, eskisi gibi “Bir gün yaparım” demek yerine “Bu ay hallederim” demeye başlaman… Çünkü artık vaktin kıymetini çok iyi biliyorsun. Doğum günüm kutlu olsun. 😀

Eskiden, çocukken gol atan kale diye bir oyun vardı. İyi futbol oynuyorsun, tüm rakiplerini geçiyorsun, golünü atıyorsun, kaleye geçiyorsun. Sonra senden daha az iyi oynayan biri gol atsa da kaleden çıksam deyip kalede diğerlerini izliyorsun. İşin kötü tarafı iyi bir kaleciysen gol yemiyorsun da. Adaletin ne kadar kırılgan olduğunun bir kanıtı değil miydi bu? Çünkü kalede sıkılan diğer oyuncunun bilerek gol yemedigini de bilmiyorsun. Sık sık itirazlar olurdu “o gol yenir mi”. Başarının cezalandırıldığını çocukken öğretmişler meğer 😄

@smd_bozkurt hocamın yardımıyla artık ben de Brolyz platformunda “regular wallet” sahibi oldum. Dışarıdan bakan birine hiçbir şey ifade etmez. Ama içerideki biri için çok değerli. Bir üye, diğerinin gelişimi ve platformun ilerlemesi için çaba sarf ediyorsa orada birliktelik söz konusudur. İnsanların birlik olduğu bir çatıdan bahsediyorum. @BrolyzFi nedir sorusuna verilecek en güzel cevap. Arkadaşlık #gibi




