
Neden planladığınız en çok beklenen geri çekilmeler gerçekten geldiğinde satın almak korkusuna kapılıyorsunuz? Fiyatlar yükseldiğinde, kendime sık sık şunu söylüyorum: “10% daha düşerse kesinlikle gireceğim.” Ama fiyat gerçekten düşmeye başladığında, haberler kötüye dönüyor, gruplarda boş bekleşiler yükseliyor ve beklenen “düşük fiyat” aniden “belki de yarısı kadar düşer” haline geliyor. Sonradan anladım ki, aradığımız asıl şey ucuzluk değil, hem ucuz hem de kesinlik; ancak piyasa bu ikisini nadiren aynı anda sunar. Yükselişte pahalı buluyor, geri çekilmeler için önceden aralık belirliyorsunuz, fiyat gerçekten planladığınız seviyeye döndüğünde ise büyük bir koyu kırmızı mumla korkuya kapılıyorsunuz. Düşüşün durduğunu onaylamayı, fiyatın tekrar sabitlenmesini, olumsuz haberlerin çözülmesini ve piyasa ruhunun iyileşmesini bekliyorsunuz. Sonunda satın alma cesareti bulduğunuzda, fiyat zaten planladığınız seviyeden oldukça yukarıda oluyor. Elbette bu, düşüşlerde hemen girmek anlamına gelmiyor. Planın amacı, hangi fiyatta deneme pozisyonu almak değerli, hangi mantık hâlâ geçerli, nerede hata kabul etmek zorunda kalacağınızı önceden net bir şekilde yazmaktır. Daha sonra belirsizlikleri adım adım pozisyonla yönetmelisiniz. Sadece “düşerse al” yazıyorsanız ama ne zaman geçersizleşeceğini tanımlamıyorsanız, bu bir plan değil, yükseliş sırasında yapmış olduğunuz hayalidir. Düşük seviyeler genellikle kötü haberlerle eşlik ederken, yüksek seviyeler genellikle iyi hikayelerle doludur. Tüm risklerin kaybolduğunu beklerseniz, ucuzluk da genellikle birlikte kaybolur. Hatırlayın: Gerçek alım noktaları size mutlak güvenlik hissi vermez; işleminizde korkuyu tamamen ortadan kaldırmayı beklemek değil, riskin kontrol altında olduğu anda önceden yazdığınız cevabı uygulamaktır.
