BlockBeats haberi, 16 Ocak'ta Bloomberg'in 52 ekonomist üzerinde yaptığı en son anketin, döviz kuru eğilimlerinin Japonya Merkez Bankası'nın politika kararlarını etkilemede kilit bir değişken haline geldiğini gösterdiğini bildiriyor. Yenin sürekli zayıflaması ve enflasyon baskısının artmasıyla birlikte, piyasalarda Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımlarını daha erken başlatması yönünde beklentiler artıyor.
Anket sonuçlarına göre, tüm katılımcılar Japonya Merkez Bankası'nın 22-23 Ocak'ta yapılacak olan politika toplantısında 0,75% olan referans faiz oranını değiştirmeyeceğini öngördü. Bir sonraki faiz artırımının zamanlamasıyla ilgili olarak, Temmuz en yaygın beklenti olarak öne çıkarken, %48 oranında ekonomist Temmuz'u destekledi; %17 oranında ekonomistin ise Nisan ve Haziran'da faiz artırımına gidebileceğini düşündüğü belirtildi.
Ekonomistler, Japonya Merkez Bankası'nın (Yay) gelecekteki faiz artırımlarını altı aylık aralıklarla yapmaya devam edeceğini öngörüyor. Ancak, Yen'in değer kaybı devam eder ve enflasyon beklentilerini artırırsa, banka daha hızlı harekete geçmek zorunda kalabilir. Mizuho SMBC Trust Bank ekonomisti Iwahashi Jun'ya, ABD Doları'nın Yen'e karşı 160 seviyesini aşması durumunda faiz artırımlarının zamanlamasının belirgin şekilde öne alınabileceğini belirtti.
Şu anda Japon Yeni (JPY) döviz kuru 158.5 civarında seyrediyor ve bu da 2024 yılının Temmuz ayında tarihinin en düşük seviyelerine yaklaştığını gösteriyor. Anket sonuçlarına göre, dörtte üçü katılımcı, JPY'nin zayıf performansının, Japon Merkez Bankası'nın faiz artırımlarını erken başlatma riskini artırdığını düşünüyor.
Faiz oranları konusunda, ekonomistlerin bu faiz artırma döngüsünün "son faiz oranı" tahminlerinin ortanca değeri, 2023 sonunda başlatılan bu anketin en yüksek seviyesine ulaşan %1,5'e yükseltildi. Ayrıca, çoğu katılımcı, önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda, Japonya Merkez Bankası'nın güncel kuartal ekonomik görünüm raporunun odak olduğunu ve bu raporun, Yuko Yabuuchi hükümetinin ekonomik istikrar paketini ilk kez içereceğini, bu da ileriye dönük faiz artırma ritmi konusunda önemli bir sinyal olabileceğini belirtti.
