Fransa, son zamanlarda kripto varlık sahiplerine yönelik fiziksel saldırıların odak noktası haline geldi. Haberler, Bitcoin gazetecisi Joe Nakamoto'nun ifadesine dayanarak, kamuoyuna açıklanan kripto "anahtar saldırı" olaylarının yaklaşık %70'inin Fransa'da gerçekleştiğini belirtiyor. Bu tür olaylar genellikle tehdit, kaçırma veya evde saldırı yoluyla mağdurlardan kripto varlıkları teslim etmeye zorlar ve mağdurlar sıklıkla aile bireylerine de genişler.
Fransa'da davaların sayısı artmaya devam ediyor
Nakamoto, Fransa'nın bu yıl 41 adet kripto varlıkla ilgili kaçırma olayı kaydettiğini belirtti; ortalama her 2,5 günde bir bir olay yaşanıyor. Ayrıca, Fransız güvenlik güçlerinin Nisan ayında soruşturma kapsamını genişletmesiyle 12 olayda 88 şüpheli hakkında dava açıldığı bildirildi.
Ayrıca, Fransız ilgili kurumları PNACO'nun son yıllarda takip ettiği davaların sayısında belirgin bir artış olduğunu belirtti: 2024 yılında 18, 2025 yılında 67, 2026 yılında ise şu ana kadar 47. Davaların artmasıyla birlikte, Fransa tarafı önleyici bir platform hazırlamaya ve daha kapsamlı bir güvenlik planı uygulamaya başladı.
KYC veri riski yeniden gündeme geliyor
Nakamoto, bu tür davaların artmasının nedenlerinden birinin, merkezi platformlarda saklanan büyük miktarda KYC verisi olduğunu belirtiyor. Ad, e-posta, telefon numarası ve adres gibi bilgilerin sızması durumunda, suçluların potansiyel hedefleri belirleyip çevrimiçi verileri çevrimdışı tehditlere dönüştürebileceğini düşünüyor.
2020 yılında Ledger müşterilerinin veri sızıntısı yeniden gündeme geldi. Habere göre, bu sızıntı küresel olarak 270.000'den fazla müşteri bilgisini etkiledi ve kripto endüstrisinde gizlilik, gerçek kimlik ve kullanıcı güveni üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Sahipler, kamuoyunda görünebilmeyi azaltmaya dikkat etmelidir.
Nakamoto, bazı davaların Fransa dışında bir suç örgütü tarafından planlanıp Fransa içindeki gençlerin istihdam edilmesiyle gerçekleştirildiğini de belirtti. Bu risk doğrultusunda, kripto varlık sahiplerinin sosyal platformlarda servetlerini, cüzdan kullanımını veya dijital varlıklarını doğrudan ortaya koymamalarını önerdi.
Kişisel koruma açısından, haberde, bazı托管 hizmetlerinin kullanıcılar zorlama durumunda varlıkları dondurma araçları sunduğuna ve bazı hizmetlerin platforma anormal sinyaller iletmek için önceden belirlenmiş uyarı kelimeleri ayarladığına dikkat çekildi. Nakamoto, acil durumlar için küçük bir "kuzey cüzdanı" hazırlamanın bir çözüm olabileceğini belirtti, ancak daha temel yaklaşım, düşük görünürlük düzeyini korumaktır.
Ek bilgi: Casa'nın CEO'su Jameson Lopp, raporda Fransa örneğinin, kimlik bilgilerinin saklanmasının veri sızıntısı ile birleştiğinde, riskin çevrimiçi hesaplardan sahiplerinin ve ailelerinin fiziksel güvenliğine kadar genişleyebileceğini gösterdiğini ifade etti.

