
Türkiye'deki insanların büyük oranının disiplin geliştirememesinin en büyük sebeplerinden birisi. Büyüyene kadar disiplini hayata değil belli bir döneme sığdırılması gerektiği anlatsıyla büyüdük. Ergenliğinin başı çocukluğunun son zamanlarındaki çocuğa, "LGS senesindesin bu sene oyun, sosyallik, arkadaş, spor, hobi yok. Bu sene disiplinli ol sonra bunları yaparsın" dediler. Gençliğinin baharındaki bireye "YKS senesine giriyorsun 2 yıl boyunca disiplinli olmak zorundasın. Bu sene oyun yok, sosyal yaşam yok, hobi yok, spor yok, arkadaş yok, sevgili yok, ders dışında hiçbir şeyle uğraşmayacaksın sınavdan sonra disiplinini bozabilirsin" dediler. Üniversitede bölüm hocaları "Üniversite son şansınız, bölüm dışında bir şeye odaklanmayın, sevgili yapmayın (evet bununla karşılaştım), oyun oynamayın, üniversite bitince bunları yaparsın diyorlar. İş hayatında veya üniversitede gördüğünüz o tek yönlü, hayatını sadece ders çalışarak geçirmiş bunun dışında hayat düzeni olmayan insanların çoğu bu sistemin meyveleri. Bu nesil bir yerden sonra, herhangi bir zorluk olmadığı sürece disiplinsiz yaşıyor. Zorluk olduğunda da bundan kaçmaya çalışıyor. Çünkü bu nesile yıllardır disiplini, kuş sütünün eksik olmadığı sofrada kuru ekmek yiyip doymak gibi anlattılar. Disiplin hayat tarzı olmalı. Disiplin bir döneme sıkıştırılmamalı. Gerçek Disiplin tüm hayatını soyutlayıp sadece sınava çalışarak değil — sınava çalışırken sosyalleşerek, arkadaşlarınla vakit geçirerek, hobiler edinerek, spora gidilerek, gezerek ve tüm bunları yaparken de verimli şekilde işinle (ders, sınav, kendi işin vs.) uğraşarak olur. Disiplin özgürlüktür. Neyi yapıp neyi yapmayacağını bilirsin. Daha detaylısı. Sahte hazlarla veya sahte hedeflerle uğraşmazsın. Nesli suçlamıyorum sistemden kaynaklı ama neslin artık bir şeylerin farkında olması gerekiyor. Bu sistemi oluşturanda geçmişte farkında olmayan eski nesil. Bu sebepten dolayı her şeyi farkındalıkla yapmalıyız.
