Google DeepMind CEO Demis Hassabis, genel yapay zekânın 2030 civarında ortaya çıkabileceğini söyledi. Hassabis, yapay zekânın artık uzak bir bilimsel hedef olmadığını ve toplumun hazırlanmak için kalan zamanın azaldığını belirtti.
2026, dönüm noktası olarak görülüyor
Hassabis, Stanford Üniversitesi İşletme Okulu'nda düzenlenen bir etkinlikte, AGI'nin bu yüzyıl sonuna kadar, yaklaşık 2030 yılında, bir yıl öncesinde ya da sonrasında gelmesi muhtemel olduğunu söyledi. Bu aşamayı yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımladı.
Ayrıca, 2026 yılının açık bir dönüm noktası olduğunu belirtti. AI ajanlarının ve araç çağırma yeteneklerinin iş senaryolarına gerçekten girmeye başlamasıyla, geliştiricilerin AGI'ye ulaşmak için hangi bileşenlerin hala eksik olduğunu daha net bir şekilde anlamaları sağlanacaktır.
Sektör zaman çizelgesi hâlâ standartlaştırılmamıştır.
AGI'nin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda AI endüstrisinde şu anda bir fikir birliği yok. OpenAI'nin CEO'su Sam Altman, şirketin geleneksel anlamda AGI nasıl oluşturulacağı konusunda zaten bilgiye sahip olduğunu ve AI bireylerinin yavaş yavaş işgücü piyasasına gireceğini öngördüğünü belirtti.
Anthropic CEO Dario Amodei ve Musk da daha agresif zaman çizelgeleri vermişti. Musk, geçen yıl Aralık'ta AGI'nin 2026 yılında ortaya çıkabileceğini ve 2030 yılına kadar AI'nın toplam zekâsının tüm insanlığınkini aşabileceğini söyledi.
Tanım ve test hâlâ farklılıklar içeriyor
Ancak bazıları, mevcut modellerin gerçek genel zekâya hâlâ açıkça uzak olduğunu düşünüyor. Tartışmanın bir kısmı tanımın kendisinden kaynaklanıyor: Hangi sistem AGI olarak kabul edilmeli, endüstri içinde bir standart yok.
Mart 2024'te ARC Prize Vakfı, AI sistemlerinin yabancı ortamlarda öğrenme ve uyum sağlama yeteneklerini test etmek için ARC-AGI-3 benchmark'ını yayınladı. Google, OpenAI, Anthropic ve xAI'nin önde gelen modellerinin tümü %1'in altına düştü, insan katılımcılar ise maksimum puanı aldı.
Bu, AGI tartışmasını iki ana hat üzerinde durmaya zorluyor: bir yandan öncü şirketler teknolojik ilerlemenin hızlandığını vurgulamaya devam ediyor; diğer yandan mevcut test sonuçları, mevcut sistemlerin insan düzeyindeki genel akıl yürütme yeteneğinden hâlâ önemli bir mesafede olduğunu gösteriyor.
